Dijital Pazarlama

Türkiye’nin Dijital Ekonomisini Yaratmak: Milli Arama Motoru

Türkiye’nin Dijital Ekonomisini Yaratmak: Milli Arama Motoru

Kişisel bilgisayar kullanımının yüksek oranlara ulaştığı ve kullanım yaşının giderek düştüğü, internet erişiminin mobil cihazlarda bile yaygın hale geldiği, bireylerin ise dijitalleşen dünyada aktif rol oynadığı bir dönemdeyiz. Bilişim teknolojilerinin hayatımızda bu denli yer edinmesi, ülkemiz adına da önemli bir gelişim göstergesi. Fakat bu gelişimi, kalkınmamıza önemli katkılar sunabilecek fırsatlara yeterince dönüştüremiyoruz. Oysa ki bugün bilgisayar teknolojileri  sanayi, turizm ve tarım gibi büyük sektörleri geride bırakacak kadar katma değer sunabilme potansiyeli vaad ediyor. Önemli olan ülkemizin vakit kaybetmeden bu alandaki gücünü keşfederek kullanması ve buradan Dijital Ekonomi yaratarak hem kazanç hem de stratejik istikrar sağlamasıdır.

Basitçe düşünüldüğünde, bugün çocuklarımız akıllarına gelen her konuyu Google’da arıyor.  Birbirleri ile olan anlık iletişimlerini Hangouts, Whatsapp veya görüntülü hikayeler olarak Snapchat üzerinden sağlıyor, anılarını ve aktivitelerini Facebook’ta paylaşıyorlar. Email göndermek için ise Gmail veya Yahoo kullanıyor, düşüncelerini  kısaca 140 karakterle Twitter’da duyuruyor ve tüm bunları son model iOS veya Android işletim sistemine sahip akıllı telefonları ile yapıyorlar. Bu araçların ortak noktası ise, arkasında bir fikir barından ve dijital teknolojiler kullanılarak oluşturulmuş bilişim ürünleri olmaları. Üstelik söz konusu uygulamaların tamamında  e-posta adresimizden cep telefonumuza, aile veya arkadaşlarımızla olan fotoğraflarımızdan kişisel zevklerimize, okuduğumuz kitaplara, gittiğimiz etkinliklere, yaptığımız seyahatlere ve hatta anlık olarak bulunduğumuz konuma kadar birçok kişisel bilgiyi paylaşıyoruz.

Basitçe düşünüldüğünde, bugün çocuklarımız akıllarına gelen her konuyu Google’da arıyor.  Birbirleri ile olan anlık iletişimlerini Hangouts, Whatsapp veya görüntülü hikayeler olarak Snapchat üzerinden sağlıyor, anılarını ve aktivitelerini Facebook’ta paylaşıyorlar. Email göndermek için ise Gmail veya Yahoo kullanıyor, düşüncelerini  kısaca 140 karakterle Twitter’da duyuruyor ve tüm bunları son model iOS veya Android işletim sistemine sahip akıllı telefonları ile yapıyorlar. Bu araçların ortak noktası ise, arkasında bir fikir barından ve dijital teknolojiler kullanılarak oluşturulmuş bilişim ürünleri olmaları. Üstelik söz konusu uygulamaların tamamında  e-posta adresimizden cep telefonumuza, aile veya arkadaşlarımızla olan fotoğraflarımızdan kişisel zevklerimize, okuduğumuz kitaplara, gittiğimiz etkinliklere, yaptığımız seyahatlere ve hatta anlık olarak bulunduğumuz konuma kadar birçok kişisel bilgiyi paylaşıyoruz.

Kullanıcılar arama motorunda yaptıkları aramalara, ziyaret ettikleri sitelere hatta artık gönderdikleri  e-postaların içeriğine kadar takip ediliyor. Kullanıcılar dijital kanallara sağladığı bilgilere göre, buna uygun reklamları görüyorlar. Benzer şekilde Facebook; kullanıcılara, beğendikleri sayfalara göre veya, gönüllü olarak profillerinde belirttikleri yaş, eğitim, medeni durum bilgilerine göre reklam gösteriyor. Reklamverenler ise istedikleri kitleyi hedefleyebildikleri için bu mecrada çekinmeden reklam harcaması yapabiliyor…

 

turkiye-kendi-arama-motorunu-nasil-yapar

 

İşin bu kısmında sadece ekonominin dijitalleşen boyutu da yer almıyor. Bir başka boyut ise; kişisel yazışmalarımızın, özel yaşantımızın ve daha birçok spesifik bilginin, neredeyse tümü yabancı kökenli olan bu şirketlerin elinde yer almasının yarattığı zaaf. Her ne kadar bilgilerimizi kendi irademizle paylaşıyor olsak da, kimi zaman geçmişe dönük verilerimizi silmemize rağmen bunların arşivlendiği ve aslında bu uygulamalarca silinmediği, hatta e-posta yazışmalarımızın bile yedeklendiği bilinen bir gerçek. Bunun yanında  Youtube, Twitter, Facebook gibi mecraların; ülke güvenliğini tehdit eden olaylarda yeterince hassas davranmadığı gerekçesiyle eleştirilmesi ve zaman zaman erişime kapatılması karşılaştığımız durumlar arasında. Arama motorlarında yer alan birçok yanlış bilginin, sosyal medyada yer alan dezenformasyon kaynaklarının yaratabileceği sorunlar da unutulmamalı.

İşte tüm bu parçalar bir araya gelince, ülke olarak neden kendi arama motorumuzu, Milli Arama Motoru gibi bir projeyi hayata geçirmiyoruz sorusu akla geliyor. Veya neden e-posta hizmeti sunan yerli bir servisimiz yok? Üstelik bu alanda geliştirme yapmak yazılımsal bilgi-birikim (know how) gerektirdiğinden, uçak veya uzay teknolojileri gibi üretimi yüksek maliyetli ve meşakkatli ürünlere göre başarılması daha kolay görünüyor. Üstelik yaygın hale getirilebildiğinde bu hizmetlere sahip olmamız ülkemiz açısından da bizi ve bilgilerimizi daha güvenli kılıyor. Zira bugün arama motorları e-posta hizmetlerinin yanında ücretsiz Bulut servisi ile kişisel dosyalarımıza da ev sahipliği yapıyorlar…  Bir güvenlik unsuru olmasının ötesinde, Milli Arama Motoru ve E-posta servisi gibi hizmetler sunarak bundan bir dijital ekonomi yaratmayı başarabildiğimizde, ülkemizden buharlaşıp giden varlıklar bu topraklarda kalmış  oluyor.

Örneğin 2011 yılında Google’ın Türkiye’de sunduğu reklam sistemi üzerinden 152 milyon Euro gelir elde ettiği [1]ifade ediliyor. Peki Google bu parayı elde etmek için ne yapıyor? Türk vatandaşlarının hazırladığı web sayfalarını, blogları, gazeteleri veya forumları,  yine bunları arayan Türk vatandaşlarına gösteriyor, bulmalarına yardımcı oluyor. Kullanıcıların bu aramalarına göre Türk reklamverenlerden ücret alıp reklamlarını Türk tüketicisine gösteriyor.

Yani üreten, derleyen, hazırlayan ve pişiren biz olurken, kazancın büyüğünü, bunu güzel bir sunumla ortaya koyan arama motoru elde etmiş oluyor. Aslında bu durum Ordu’dan ihraç edilen fındığa, yabancı marka etiketi altında Kakaolu Fındık Kreması olarak çok daha fazla para ödememizden farksız görünüyor. Dolayısıyla Dijital Dünyada kendi ekonomimizi yaratmaya çalışmak, en azından ülke içindeki kaynakların olabildiğince ülkede kalmasını sağlamaya çalışmak ve ulusla güvenliğimizi koruyabilmek adına oldukça önemli.

Peki bu ne kadar mümkün? McLuhan’ın küreselleşen köyünde yaşarken, dünyanın en popüler arama motoruna sırtımızı dönmekten mi bahsediyoruz? Elbette hayır. Ancak alternatif oluşturabilmek ve bunu doğru şekilde yaparak başarılı olmak, ülkemiz adınma Dijitalleşen dünyada kalkınmanın ilk adımlarını oluşturabilir. Üstelik bunun dünyada başarılı örnekleri de yok değil. Çin’in kendi arama motoru olan Baidu, her ne kadar ülkede birçok kısıtlama olsa da, ümit verici örneklerden. Bu yıl gelirlerini %40 artıran [2] Rusya’nın ulusal arama motoru Yandex’in kat ettiği mesafe hiç de azımsanacak gibi değil. İran’ın geçtiğimiz aylarda yerel arama motorunu duyurması da önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor. Bazı Doğu Avrupa ülkelerinin, en çok tercih edilen antivirüs programlarının yaratıcısı olması, ülkemizden çok daha az nüfusa ve insan gücüne sahip bu ülkelerin dahi, doğru bir yapılanmayla başarılı olabileceğini gösteriyor. Benzer örneklerin çoğalması Milli Arama Motoru fikrinin, yerli otomobil üretmekten bile daha kolay ve belki de daha gerekli olduğunu düşündürüyor. Nitekim, popüler hotel rezervasyon uygulaması Booking.com sadece hizmete aracılık ederken, bu hizmeti bizat sunan hoteller zincirinden daha çok gelir elde edebiliyor, benzer şekilde AirBnb uygulaması bu hotellerden daha yüksek marka değerine bile sahip olabiliyor [3].

Sonuç olarak Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafya ve tarihsel bağlantıları göz önünde bulundurulduğunda, belki Türkî cumhuriyetleri de kapsayacak şekilde, ortadoğu, balkanlar ve Avrupa’da yaşayan soydaşlarımızı başta merkeze alan, ardından Avrupa’yı hedefleyip daha da genişlemeyi planlayan dijital ürünlerin, Milli Arama Motoru gibi bir proje adı altında yaratılması ve bunlara yatırım yapılması fikri, Türkiye’nin kendi Dijital Ekonomisi’ni yaratmasından kuşkusuz atacağı ilk büyük adım olabilir. Bu alanda Geliyoo gibi bireysel girişimlerin öncülük ettiği denemeler geçmişte görülmüş olsa da devlet destekli bir projenin çok daha ciddi ve sağlıklı yürüyeceği muhtemeldir. Zaman zaman gündeme gelen [4] böyle projelerin, haber içeriği olmaktan öteye giderek gerçekleştiği ve yaygınlaştığı günleri görmek en büyük dileğimiz.

 

Kaynaklar:

[1]http://forum.teknokulis.com/topic.php?id=1289
[2]http://www.haberler.com/rus-arama-motoru-yandex-gelirlerini-yuzde-40-5213703-haberi/
[3]https://skift.com/2015/11/23/airbnb-revenue-now-larger-than-choice-hotels-and-homeaway/
[4]http://www.aljazeera.com.tr/haber/tubitak-milli-arama-motoru-gelistirecek

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir